Antalya, yalnızca Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri değil; aynı zamanda yabancıların gayrimenkul yatırımı, ikamet izni, vatandaşlık, ticaret, aile hukuku ve dava süreçleri bakımından en yoğun hukuki işlem yapılan şehirlerinden biridir. Bu nedenle Antalya uluslararası avukat ihtiyacı, son yıllarda hem Antalya’da yaşayan hem de Antalya’da işi, yatırımı veya hukuki uyuşmazlığı bulunan yabancılar açısından kritik hale gelmiştir.
Bu yazı; Antalya’da bulunan veya Antalya’da bulunmaksızın Antalya ile bağlantılı hukuki süreci olan tüm yabancı uyruklu kişilere, arama motorlarında net, doğru ve güncel bilgi sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Aynı zamanda, Antalya’da uluslararası hukuk alanında uzman avukatla çalışmanın neden zorunlu olduğunu hukuki boyutlarıyla ortaya koymaktadır.
Antalya uluslararası avukat, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’deki tüm hukuki işlemlerini;
Antalya’da uluslararası avukatlık faaliyeti; yalnızca dava takibini değil, aynı zamanda önleyici hukuk, risk analizi ve idari süreç yönetimini kapsar.
Antalya, Türkiye’de yabancı nüfusun en yoğun yaşadığı illerden biridir. Bu yoğunluk, yabancılara yönelik hukuki işlemlerde uygulama sıkılaşmasını, denetim artışını ve idari takdir alanının genişlemesini beraberinde getirmiştir. Antalya’da yabancı müvekkillerin hukuki ihtiyaçları belirli başlıklarda yoğunlaşmakta; özellikle ikamet izni ve göç hukuku, en fazla sorun yaşanan alanların başında gelmektedir.
İkamet izni süreçleri, Antalya özelinde Türkiye genelinden daha detaylı ve katı şekilde uygulanmaktadır. Uygulamada, mevzuatta açıkça yer almayan kriterlerin dahi fiilen dikkate alındığı görülmektedir. Bu durum, yabancıların tek başına yaptığı başvurularda yüksek ret oranlarına yol açmaktadır.
Turistik İkamet İzni Başvuruları
Antalya’da turistik ikamet izni, geçmiş yıllara kıyasla en fazla reddedilen ikamet izni türü haline gelmiştir. Başvurularda;
Kısa dönem ikamet izinleri; yatırım, taşınmaz sahipliği, ticari faaliyet ve tedavi gibi gerekçelere dayanabilmektedir. Ancak Antalya’da bu gerekçelerin belgeyle güçlü şekilde ispatlanması beklenmektedir.
Uzun dönem ikamet izni başvurularında ise;
Antalya’da aile ikamet izni başvuruları, sahte evlilik ve muvazaalı birliktelik şüphesiyle yoğun denetime tabidir. Özellikle Türk vatandaşı ile evli yabancıların başvurularında;
Antalya’da ikamet izni reddi veya mevcut iznin iptali halinde, yabancılar için çok kısa süreler içinde hukuki yol izlenmesi gerekir. Ret veya iptal kararına karşı;
Antalya Göç İdaresi tarafından tesis edilen işlemlere karşı açılacak davalar, süreye sıkı şekilde bağlıdır. Sürenin kaçırılması halinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar. Ayrıca dava dilekçesinin yalnızca hukuki değil, uygulamaya uygun gerekçelerle hazırlanması gerekir.
Bu noktada Antalya’daki yerel idari uygulamaları bilen bir avukatla çalışılmaması, davaların reddiyle sonuçlanabilmektedir.
Antalya’da verilen sınır dışı kararları çoğu zaman;
Bu nedenle sınır dışı kararlarına karşı açılacak davalar; Hızlı , Stratejik ,Uluslararası koruma boyutu gözetilerek yürütülmelidir.
Antalya, gayrimenkul edinimi yoluyla Türk vatandaşlığı başvurularının en yoğun yapıldığı illerden biridir. Bunun temel nedeni; yabancı yatırımcıların Antalya’da konut ve ticari gayrimenkule yoğun ilgi göstermesi, tapu işlemlerinin yüksek hacimde yürütülmesi ve vatandaşlık dosyalarının ildeki uygulama pratiğiyle şekillenmesidir. Bu alanda yapılan başvurular “form doldurmak”tan ibaret değildir; tapu–bankacılık–değerleme–uygunluk belgesi–ikamet izni–nüfus/vatandaşlık zincirinin her halkası birbirine bağlıdır. Nitekim yatırım yoluyla vatandaşlıkta izlenen resmi yol; yatırım şartının sağlanması ve ilgili kurumdan Uygunluk Belgesi, ardından yatırıma dayalı kısa dönem ikamet izni ve son olarak İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü başvurusudur.
Aşağıda, Antalya’da gayrimenkul yoluyla vatandaşlık dosyalarında en sık yürütülen süreçleri ve kritik risk noktalarını bulabilirsiniz.
Gayrimenkul yoluyla vatandaşlıkta en temel eşik, satın alınan taşınmazın/taşınmazların değerleme raporu ve ödeme kayıtlarıyla mevzuatın aradığı tutarı sağlaması ve tapuya 3 yıl satmama/terkin etmeme taahhüdünün işlenmesidir (uygulamada “3 yıllık şerh/taahhüt”). Değerleme raporunun 400.000 USD’nin altında kalması veya ödeme zincirinin mevzuata uygun kurulmaması, dosyanın en sık reddedilme nedenlerindendir. Ayrıca 3 yıllık taahhüdün süresi dolmadan terkin talep edilmesi halinde ilgili kurumlara bildirim yapıldığı ve vatandaşlığın iptal riski doğabileceği açıkça yer alır.
Uygulamada avukatın kritik rolü: Sadece “başvuru yapmak” değil, satın alma daha gerçekleşmeden önce uygun taşınmazın seçimi, ödeme planı, tapu şerhi ve değerleme hazırlığı ile dosyayı “vatandaşlığa uygun” hale getirmektir.
Antalya’da çok sık görülen senaryo; yatırım tutarını tek bir gayrimenkulle değil, birden fazla taşınmazı bir araya getirerek tamamlama modelidir. Bu modelde risk artar; çünkü her taşınmaz için ayrı ayrı şu başlıklar kusursuz ilerlemelidir:
Taşınmazlardan birinde ortaya çıkacak bir sorun (örneğin değerleme raporu eşiğin altında kalması veya tapuda kısıt/şerh problemleri) tüm dosyayı riske sokabilir.
Gayrimenkul yoluyla vatandaşlık dosyasının kalbi, değerleme (ekspertiz) raporu ve tapu işlemidir. TKGM, vatandaşlık başvurularında değerleme raporunun nasıl alınacağına ilişkin yöntemi (Web Tapu üzerinden) ayrıca duyurur.
Bu aşamada pratikte en kritik başlıklar şunlardır:
A) Değerleme raporunun doğruluğu ve dosyayla uyumu
B) Taşınmazın “uygunluk” kriterleri (uygulamada sık elenen noktalar)
C) Bankacılık/ödeme zinciri
Vatandaşlık dosyalarında yalnızca tapu bedeli değil, ödemenin kaynağı ve izlenebilirliği de fiilen denetlenir. Bu nedenle ödeme planı; banka transferleri, açıklamalar, döviz işlemleri ve dekontlarla birlikte baştan doğru kurulmalıdır. (Bu bölümde yapılacak hata, sonradan “düzeltilemeyen” ret gerekçeleri doğurabilir.)
Yatırım yoluyla vatandaşlıkta, taşınmaz ediniminin ardından dosyanın resmî olarak ilerlemesi için ilgili kurumdan Uygunluk Belgesi alınır; daha sonra başvuru sahibi için yatırıma dayalı kısa dönem ikamet izni ve nihayet İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü aşaması gelir.
Pratik not: Bu zincirde “küçük” görünen bir eksik evrak, bir sonraki aşamaya geçişi durdurur. Özellikle Antalya’da işlem hacmi yüksek olduğundan, dosyaların geri dönüşleri zaman kaybına neden olabilir; bu da yatırımcı açısından planlanan takvimi etkiler.
Yatırım yoluyla vatandaşlık dosyaları çoğu zaman “aile dosyası” şeklinde yürür. Eş ve çocukların eklenmesi; sadece isim yazmakla değil, aile bağının ve statünün doğru belgelerle ispatı ve başvuru stratejisinin buna göre kurulmasıyla mümkündür. Bu noktada en çok yapılan hatalar:
Bu tür hatalar dosyada gecikme, ek inceleme veya ret riskini artırır.
Yanlış yapılandırılmış bir vatandaşlık dosyası, yalnızca ret almakla kalmayabilir; dosyanın niteliğine göre ileride yeni başvuruların da daha sıkı incelenmesine yol açabilir. Ret halinde izlenecek yol; ret gerekçesinin niteliğine göre değişir:
Bu nedenle vatandaşlık dosyası, baştan ön inceleme ve risk analizi ile kurulmalıdır; “sonradan düzeltme” çoğu zaman daha maliyetli ve daha zordur.
Sonuç: Antalya’da Vatandaşlık Dosyası “Yatırım + Tapu + Banka + Değerleme” Dengesidir
Antalya’da gayrimenkul yoluyla Türk vatandaşlığı, yüksek fırsat barındıran fakat aynı ölçüde yüksek denetim içeren bir süreçtir. Dosyanın başarısı; yalnızca taşınmazın değerine değil, değerleme raporunun doğruluğuna, tapu kayıtlarının uygunluğuna, ödeme zincirinin izlenebilirliğine ve 3 yıllık taahhüdün doğru tesisine bağlıdır.
Antalya, yabancıların Türkiye’de en yoğun şekilde gayrimenkul satın aldığı ve yatırım yaptığı şehirlerin başında gelmektedir. Ancak yüksek talep, beraberinde hukuki riskleri, uygulama hatalarını ve kötü niyetli girişimleri de getirmiştir. Bu nedenle Antalya’da yabancıların en sık hukuki sorun yaşadığı alanların başında gayrimenkul hukuku gelmektedir.
Uygulamada görüldüğü üzere; uluslararası avukat desteği alınmadan yapılan gayrimenkul işlemleri, çoğu zaman uzun ve maliyetli davalarla, hatta taşınmazın tamamen kaybıyla sonuçlanabilmektedir.
Antalya’da yabancı yatırımcılar açısından gayrimenkul hukuku, yalnızca tapu devrinden ibaret değildir; ön inceleme, sözleşme, tapu, belediye, imar, banka ve dava süreçlerinin tamamını kapsayan bütüncül bir alandır.
Tapu İptal ve Tescil Davaları
Yabancı yatırımcıların Antalya’da en sık taraf olduğu davaların başında tapu iptal ve tescil davaları gelmektedir. Bu davalar genellikle;
Yabancılar açısından tapu iptal davaları, sadece taşınmazın kaybı değil; vatandaşlık, ikamet izni ve yatırım statüsünün de riske girmesi anlamına gelir.
Eksik veya Hatalı Tapu Kayıtları
Antalya’da özellikle yeni projelerde ve sahil bölgelerinde;
Tapu kaydındaki tek bir eksiklik, ileride:
İnşaat Firmalarıyla Yaşanan Uyuşmazlıklar
Antalya’da yabancılar, sıklıkla proje aşamasındaki konutlara yatırım yapmaktadır. Ancak uygulamada;
Bu tür durumlarda, yabancı yatırımcıların imzaladığı sözleşmeler çoğu zaman Türk hukuku açısından yetersiz veya tek taraflı düzenlenmiş olmaktadır. Uluslararası avukat tarafından önceden incelenmeyen sözleşmeler, dava aşamasında yatırımcıyı ciddi şekilde zayıflatır.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri
Antalya’da arsa payı bulunan yabancılar veya yabancı ortaklı şirketler açısından kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, yüksek risk barındıran sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde;
Yabancılar açısından en büyük risk; sözleşmenin uygulamada fiilen nasıl işletileceğinin öngörülememesi ve yüklenicinin süreci tek taraflı yönlendirmesidir.
Ön Satış Sözleşmeleri ve Projeden Satışlar
Antalya’da yabancılar için en riskli alanlardan biri ön satış sözleşmeleridir. Henüz ortada tamamlanmış bir taşınmaz yokken imzalanan bu sözleşmelerde;
Ön satış sözleşmeleri, avukat denetimi olmadan imzalandığında; yatırımcı, parasını ödediği halde tapuya hiç ulaşamama riskiyle karşı karşıya kalabilmektedir.
Dolandırıcılık ve Muvazaa Riskleri
Antalya’daki yabancı gayrimenkul yatırımlarında, uygulamada en ağır sonuçlar doğuran sorun dolandırıcılık ve muvazaalı işlemlerdir. Özellikle;
Bu tür durumlarda yalnızca ceza hukuku değil; tapu, borçlar ve tazminat hukuku birlikte değerlendirilmelidir.
Antalya’da Gayrimenkul Yatırımında Önleyici Hukuk Neden Şarttır?
Antalya’da yabancı yatırımcılar için en büyük hata, hukuki sorun çıktıktan sonra avukata başvurmaktır. Oysa gayrimenkul hukukunda önleyici hukuki denetim, dava kazanmaktan çok daha değerlidir.
Uluslararası avukat tarafından yapılan ön denetim sayesinde:
Antalya gibi uygulaması yoğun ve riskli bir şehirde, yabancılar için avukatla yatırım yapmak, bir tercih değil zorunluluktur.
Antalya, Türkiye’de yabancı evliliklerinin, karma vatandaşlığa sahip ailelerin ve uluslararası aile uyuşmazlıklarının en yoğun görüldüğü şehirlerden biridir. Turizm, yerleşik yabancı nüfus ve yabancı yatırımcı yoğunluğu nedeniyle Antalya’da aile hukuku uyuşmazlıkları çoğu zaman birden fazla ülke hukukunu ilgilendirmektedir.
Uluslararası aile hukuku; yalnızca boşanma davası açmakla sınırlı değildir. Bu alanda; hangi ülke hukukunun uygulanacağı, hangi mahkemenin yetkili olduğu, yabancı kararların Türkiye’de geçerli olup olmayacağı gibi teknik konular belirleyici rol oynar. Yapılacak küçük bir usul hatası, sadece Türkiye’de değil, uluslararası düzeyde telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
Türk – Yabancı Evlilikleri
Antalya’da en sık karşılaşılan evlilik türü, Türk vatandaşı ile yabancı uyruklu kişi arasındaki evliliklerdir. Bu evliliklerde;
Özellikle yabancı eş açısından; evlilik sonrası ikamet izni, çalışma izni ve vatandaşlık süreçleri, aile hukuku dosyasıyla doğrudan bağlantılıdır.
Uluslararası Boşanma Davaları
Antalya’da görülen boşanma davalarının önemli bir kısmı, taraflardan birinin yabancı olduğu veya evliliğin yurt dışında kurulduğu dosyalardır. Bu tür davalarda;
Yanlış ülkede veya yanlış usulle açılan boşanma davası, kararın tanınmaması veya başka ülkede geçersiz sayılması riskini doğurabilir.
Nafaka ve Velayet Uyuşmazlıkları
Uluslararası aile hukukunda en hassas alanlardan biri nafaka ve velayet konularıdır. Antalya’da görülen dosyalarda sıklıkla;
Velayet ve nafaka kararlarında yapılan bir hata, çocuğun fiili yaşamını ve ebeveynle ilişkisini kalıcı şekilde etkileyebilir.
Uluslararası Çocuk Kaçırma (Lahey Sözleşmesi)
Antalya’da uluslararası aile hukukunun en kritik alanlarından biri, uluslararası çocuk kaçırma dosyalarıdır. Eşlerden birinin, diğerinin rızası olmadan çocuğu başka bir ülkeye götürmesi halinde, Lahey Sözleşmesi hükümleri uygulanır.
Bu tür dosyalarda;
Lahey Sözleşmesi kapsamındaki davalar, özel uzmanlık gerektiren ve sıradan boşanma davalarıyla karıştırılmaması gereken dosyalardır.
Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanıma ve Tenfizi
Antalya’da yaşayan veya Antalya ile bağlantılı olan yabancılar açısından sıkça karşılaşılan bir diğer konu, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de geçerli hale getirilmesidir.
Bu kapsamda:
Türkiye’de doğrudan uygulanamaz; tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.
Uygulamada yapılan en büyük hata; tanıma ve tenfiz davasının usulüne uygun açılmaması veya eksik belgelerle başvuru yapılmasıdır. Bu durum, kararın Türkiye’de geçersiz sayılmasına yol açabilir.
Antalya’da Uluslararası Aile Hukukunda Avukatın Rolü Neden Kritiktir?
Uluslararası aile hukuku dosyalarında avukatın rolü, yalnızca dava açmak değildir. Asıl önemli olan;
Antalya gibi uluslararası nüfusun yoğun olduğu bir şehirde, aile hukuku dosyaları tek boyutlu değil çok katmanlıdır.
Antalya, yabancı nüfusun ve turist sayısının yüksekliği nedeniyle yabancıların taraf olduğu ceza soruşturmaları da artmaktadır. Uygulamada yabancılar hakkında yürütülen ceza dosyaları, yalnızca ceza hukuku sonuçları doğurmakla kalmaz; aynı zamanda ikamet izni, vatandaşlık başvuruları ve Türkiye’ye giriş-çıkış hakkı üzerinde doğrudan ve çoğu zaman ağır etkiler yaratır. Bu nedenle Antalya’da yabancıları ilgilendiren ceza soruşturmaları, tek başına ceza hukuku perspektifiyle değil, mutlaka göç hukuku ve yabancılar hukuku ile birlikte değerlendirilmelidir.
Kaçak Çalışma İddiaları
Antalya’da yabancılar hakkında en sık başlatılan ceza ve idari süreçlerin başında kaçak çalışma iddiaları gelmektedir. Özellikle turizm, inşaat, emlak ve hizmet sektörlerinde;
Uygulamada yapılan en büyük hata, bu dosyaların yalnızca idari para cezası olarak görülmesidir. Oysa kaçak çalışma tespiti, yabancı hakkında ikamet izni iptali ve deport kararı verilmesine yol açabilir.
Sahte Belge Kullanımı ve Resmi Belgede Sahtecilik
Antalya’da yabancılar hakkında açılan ceza dosyalarının önemli bir kısmı sahte belge kullanımı iddialarına dayanmaktadır. Bu kapsamda sıklıkla;
Bu tür suçlamalar, yalnızca ceza hukuku açısından değil; yabancının kamu düzeni ve güvenliği açısından sakıncalı olarak değerlendirilmesine ve uzun süreli Türkiye’ye giriş yasağı uygulanmasına neden olabilir.
Dolandırıcılık Suçları
Antalya’da yabancıların taraf olduğu ceza dosyalarında sıkça karşılaşılan bir diğer başlık dolandırıcılık suçlarıdır. Bu dosyalar genellikle;
Yabancılar açısından dolandırıcılık dosyaları, yalnızca ceza yargılaması ile sınırlı değildir. Mahkûmiyet veya devam eden soruşturma; vatandaşlık başvurusunun reddi, mevcut ikamet izninin iptali veya uzatılmaması gibi sonuçlar doğurabilir.
Adli ve İdari Sınır Dışı Bağlantılı Ceza Dosyaları
Antalya’da yabancılar hakkında yürütülen birçok ceza dosyası, idari sınır dışı süreciyle paralel ilerlemektedir. Özellikle;
Bu tür dosyalarda ceza yargılaması devam ederken, yabancı hakkında Türkiye’den çıkarılma riski doğabilmektedir. Bu nedenle ceza dosyasının savunması ile deport davasının eş zamanlı ve koordineli yürütülmesi gerekir.
Ceza Yargılamasının İkamet ve Vatandaşlık Üzerindeki Etkileri
Antalya’da yabancılar açısından ceza dosyalarının en kritik yönü, göç hukuku sonuçlarıdır. Bir ceza soruşturması veya mahkûmiyet;
Özellikle “kamu düzeni” gerekçesi, uygulamada geniş ve takdire açık yorumlandığından, ceza dosyalarının etkisi tahmin edilenden çok daha ağır olabilir.
Antalya’da Yabancılar İçin Ceza Hukukunda Avukatın Rolü
Yabancıların taraf olduğu ceza dosyalarında avukatın rolü;
Antalya’da bu dosyalar çoğu zaman hızlı ve sert idari kararlarla ilerlediğinden, geç kalınan her adım geri dönülmesi zor sonuçlar doğurabilir.
Birçok yabancı müvekkil Antalya’da yaşamadan, Antalya ile bağlantılı hukuki sorunlar yaşamaktadır:
Uluslararası avukat aracılığıyla:
Bu durum özellikle yurt dışında yaşayan yabancılar için büyük avantaj sağlar.
Antalya’da avukat sayısı çoktur; ancak uluslararası uzmanlık sınırlıdır. Seçim yaparken mutlaka şu kriterler aranmalıdır:
Yanlış avukat seçimi, yalnızca davanın kaybı değil; oturum hakkı, yatırım ve aile birliğinin riske girmesi anlamına gelir.
Uluslararası avukat, yalnızca sorun çıktığında değil; sorun çıkmadan önce süreci yönetir.
Antalya, yabancılar için büyük fırsatlar sunduğu kadar hukuki risklerin de yoğun olduğu bir şehirdir. İkamet izni, vatandaşlık, gayrimenkul, aile hukuku ve dava süreçlerinde yapılacak her adımın hukuki stratejiye dayalı olması gerekir.
Bu nedenle Antalya’da veya Antalya ile bağlantılı herhangi bir hukuki işlemde, uluslararası alanda uzman bir avukatla çalışmak, bir tercih değil zorunluluktur.
1. Antalya’da uluslararası avukat ne iş yapar?
Antalya’da uluslararası avukat; yabancıların ikamet izni, vatandaşlık, gayrimenkul, aile hukuku, ceza davaları ve yabancılarla ilgili tüm hukuki süreçlerini Türk hukuku ve uluslararası mevzuat çerçevesinde yürütür.
2. Antalya’da ikamet izni başvurusu neden sık reddediliyor?
Antalya Göç İdaresi uygulamaları Türkiye genelinden daha sıkıdır. Kira sözleşmesi, adres uygunluğu, gelir beyanı ve kalış amacının ispatı eksikse ikamet izni sıklıkla reddedilir.
3. Antalya’da ikamet izni reddi alınırsa ne yapılmalıdır?
İkamet izni reddine karşı idari itiraz ve ardından iptal davası açılabilir. Süreler çok kısa olduğu için Antalya’da yabancılar hukuku avukatıyla hızlı hareket edilmelidir.
4. Antalya’dan sınır dışı (deport) edilme riski hangi durumlarda olur?
Kaçak çalışma, ikamet ihlali, kamu düzeni gerekçesi veya ceza soruşturması durumlarında Antalya’da deport kararı verilebilir.
5. Deport kararına karşı dava açılabilir mi?
Evet. Antalya’da verilen sınır dışı kararlarına karşı idare mahkemesinde dava açılabilir ve yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
6. Antalya’da gayrimenkul alarak Türk vatandaşlığı alınabilir mi?
Evet. Antalya’da en az 400.000 USD değerinde taşınmaz alımıyla Türk vatandaşlığı başvurusu yapılabilir. Ancak tapu, ödeme ve ekspertiz süreci hatasız yürütülmelidir.
7. Birden fazla ev alarak vatandaşlık başvurusu yapılabilir mi?
Evet. Antalya’da birden fazla taşınmazın toplam değeri vatandaşlık şartını sağlıyorsa başvuru yapılabilir. Her taşınmaz için hukuki uygunluk şarttır.
8. Antalya’da yabancıya ev alırken en büyük riskler nelerdir?
Hatalı tapu kayıtları, kat irtifakı olmayan taşınmazlar, ön satış sözleşmeleri ve dolandırıcılık Antalya’da yabancılar için en büyük risklerdir.
9. Antalya’da tapu iptal ve tescil davası yabancılar için mümkün mü?
Evet. Yabancılar da Antalya’da tapu iptal ve tescil davası açabilir. Ancak dava süreci teknik ve uzun olabilir.
10. Antalya’da ön satış sözleşmesiyle ev almak güvenli mi?
Avukat denetimi olmadan yapılan ön satış sözleşmeleri yüksek risk taşır. İnşaatın tamamlanmaması halinde ciddi hak kayıpları yaşanabilir.
11. Antalya’da Türk vatandaşı ile evlenen yabancı hemen vatandaşlık alır mı?
Hayır. Evlilik tek başına vatandaşlık sağlamaz. En az 3 yıl fiili evlilik ve idari inceleme şartı aranır.
12. Antalya’da yabancı boşanma davası nasıl açılır?
Taraflardan biri yabancıysa boşanma davası Antalya Aile Mahkemelerinde açılabilir. Yetki ve uygulanacak hukuk doğru belirlenmelidir.
13. Yurt dışında boşanan biri Antalya’da tekrar dava açmak zorunda mı?
Hayır. Yurt dışında alınan boşanma kararının Türkiye’de geçerli olması için Antalya’da tanıma ve tenfiz davası açılması gerekir.
14. Antalya’da velayet ve nafaka davaları yabancılar için farklı mı?
Evet. Uluslararası boyutu olan velayet ve nafaka davalarında hangi ülke hukukunun uygulanacağı özel önem taşır.
15. Uluslararası çocuk kaçırma davaları Antalya’da açılabilir mi?
Evet. Antalya’da Lahey Sözleşmesi kapsamında uluslararası çocuk kaçırma davaları açılabilir ve çok kısa sürelerde sonuçlanır.
16. Antalya’da kaçak çalışmanın cezası nedir?
Kaçak çalışma iddiası idari para cezası, ikamet izni iptali ve sınır dışı edilme ile sonuçlanabilir.
17. Ceza davası ikamet iznimi veya vatandaşlık başvurumu etkiler mi?
Evet. Antalya’da devam eden bir ceza soruşturması veya mahkûmiyet, ikamet izni ve vatandaşlık başvurularını doğrudan olumsuz etkileyebilir.
18. Antalya’da yabancıların ceza davasında avukat tutması zorunlu mu?
Zorunlu değildir ancak ceza dosyalarının göç hukuku etkileri nedeniyle uluslararası avukatla çalışmak hayati önem taşır.
19. Antalya’da yaşamadan Antalya’daki hukuki işlemler takip edilebilir mi?
Evet. Vekâletname ile Antalya’daki tapu, dava, göç ve vatandaşlık işlemleri Türkiye’ye gelmeden yürütülebilir.
20. Antalya’da yabancılar için en sık yapılan hukuki hatalar nelerdir?
Antalya’da yabancıların en sık yaptığı hukuki hatalar; avukat olmadan ikamet izni başvurusu yapmak, tapu ve ön satış sözleşmelerini inceletmeden imzalamak, vatandaşlık sürecinde ödeme ve ekspertiz zincirini yanlış kurmak ve ceza soruşturmalarının göç hukuku etkilerini göz ardı etmektir. Bu hatalar, ikamet izni iptali, vatandaşlık reddi, yatırım kaybı ve sınır dışı edilme gibi ağır sonuçlara yol açabilir.
21. Antalya’da ikamet izni olan bir yabancı dava açarsa izni iptal edilir mi?
Hayır. Antalya’da dava açmak tek başına ikamet izni iptal sebebi değildir. Ancak ceza soruşturması veya kamu düzeni gerekçesi varsa Göç İdaresi süreci ayrıca değerlendirebilir.
22. Antalya’da vatandaşlık başvurusu sürecinde Türkiye’de yaşamak zorunlu mu?
Hayır. Gayrimenkul yoluyla Türk vatandaşlığı başvurusunda Antalya’da fiilen yaşama zorunluluğu yoktur. Süreç vekâletname ile uzaktan yürütülebilir.
23. Antalya’da yabancılar için miras hukuku nasıl uygulanır?
Yabancıların Antalya’daki taşınmazları açısından Türk hukuku uygulanır. Ancak mirasçılık ve paylaşımda uluslararası özel hukuk kuralları devreye girer ve avukat desteği gereklidir.
24. Antalya’da yabancı şirket kurmak mı, bireysel yatırım yapmak mı daha avantajlıdır?
Bu durum yatırımın türüne, vatandaşlık hedefi olup olmamasına ve vergi planlamasına bağlıdır. Antalya’da yabancılar için şirketli ve bireysel yatırımın hukuki sonuçları farklıdır.
25. Antalya’da avukatla çalışmadan yapılan işlemler sonradan düzeltilebilir mi?
Bazı işlemler düzeltilebilir; ancak ikamet, vatandaşlık ve tapu süreçlerinde yapılan birçok hata geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Bu nedenle Antalya’da yabancılar için baştan avukatla çalışmak esastır.
Antalya, yabancılar için yüksek yaşam kalitesi ve yatırım fırsatları sunan bir şehir olmakla birlikte, hukuki açıdan en fazla risk barındıran illerden biridir. Uygulamada görülen sorunlar, çoğu zaman mevzuattan değil; yanlış işlem, eksik bilgi ve avukat desteği olmadan atılan adımlardan kaynaklanmaktadır. Aşağıda, Antalya’da yabancı uyruklu kişilerin en sık karşılaştığı ve en ağır sonuçlar doğuran 10 hukuki risk yer almaktadır.
1. Avukat Olmadan İkamet İzni Başvurusu Yapmak
Antalya’da ikamet izni başvuruları Türkiye genelinden daha sıkı incelenmektedir. Kira sözleşmesi, adres uygunluğu veya gelir beyanındaki küçük bir hata dahi ret, ikamet ihlali kaydı ve ileride deport riski doğurabilir.
2. Turistik İkamet İznine Güvenerek Uzun Süre Kalmak
Antalya’da turistik ikamet izni, en fazla reddedilen ikamet türüdür. Sürekli uzatma beklentisiyle yapılan başvurular, “kalış amacı inandırıcı değil” gerekçesiyle reddedilmektedir.
3. Gayrimenkul Satın Almadan Önce Tapu ve İmar İncelemesi Yapmamak
Yabancıların Antalya’da yaptığı en büyük hatalardan biri, tapu kaydını ve imar durumunu hukuki incelemeden geçirmeden taşınmaz satın almaktır. Bu durum tapu iptal davaları ve yatırım kaybı ile sonuçlanabilir.
4. Ön Satış ve Projeden Satış Sözleşmelerini İncelemeden İmzalamak
Henüz tamamlanmamış projelerde imzalanan sözleşmeler, yabancı yatırımcı aleyhine düzenlenmiş olabilir. İnşaatın tamamlanmaması halinde, paranın geri alınması son derece zorlaşır.
5. Vatandaşlık Başvurusunda Ödeme ve Ekspertiz Zincirini Yanlış Kurmak
Gayrimenkul yoluyla Türk vatandaşlığında; ödeme yöntemi, ekspertiz raporu ve tapu şerhi hatalıysa dosya kalıcı ret riskiyle karşı karşıya kalır. Bu hatalar çoğu zaman sonradan düzeltilemez.
6. Kaçak Çalışmanın Sadece Para Cezası Olduğunu Sanmak
Antalya’da kaçak çalışma tespiti, yalnızca idari para cezası değil; ikamet izni iptali ve sınır dışı edilme sonucunu da doğurabilir.
7. Ceza Dosyalarının Göç Hukuku Etkisini Göz Ardı Etmek
Basit görünen bir ceza soruşturması dahi, Antalya’da kamu düzeni gerekçesiyle deport, vatandaşlık reddi veya giriş yasağına neden olabilir.
8. Türk – Yabancı Evliliklerinde Hukuki Planlama Yapmamak
Evlilik öncesi veya sonrası hukuki planlama yapılmaması; boşanma, velayet, nafaka ve vatandaşlık süreçlerinde uluslararası düzeyde sorunlar yaratır.
9. Yabancı Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Otomatik Geçerli Olduğunu Sanmak
Yurt dışında alınan boşanma, velayet veya nafaka kararları, Antalya’da tanıma ve tenfiz davası açılmadan geçerli değildir. Bu ihmal, ciddi hak kayıplarına yol açar.
10. Hukuki Sorun Çıktıktan Sonra Avukata Başvurmak
Antalya’da yabancılar için en büyük risk, sorun ortaya çıktıktan sonra avukata gitmektir. İkamet, vatandaşlık ve tapu işlemlerinde önleyici hukuk, dava kazanmaktan çok daha değerlidir.